Dijital çağda bilgiye ulaşmak hiç olmadığı kadar kolay. Fakat ne yazık ki doğru bilgiye ulaşmak, aynı hızla gelişen bir kolaylık değil. Haber platformlarının büyük bir kısmı artık haber üretmekten çok, görünürlük mücadeleleri veriyor. Bu mücadele, kimi zaman gerçeğin etrafından dolaşarak, kimi zaman da var olan bir olayı olduğundan çok daha dramatik bir şekilde servis ederek yürütülüyor.
Bugün birçok marka, kurum ya da kişi; gerçekte basit bir olayın, haber siteleri tarafından “tıklanabilir” hale getirildiğinde nasıl bambaşka bir hikâyeye dönüştüğünü deneyimliyor. Bir restoranın küçük bir operasyon hatası, tüm mekâna mal edilen bir skandala; bir kullanıcının bireysel şikâyeti, yüzlerce kişiyi ilgilendiren bir krize dönüşebiliyor. Çünkü dijital ortamda artık haberin değeri, içeriğin doğruluğundan çok yankısının yüksekliğine göre ölçülüyor.
Bu dönüşüm yalnızca markaları değil, toplumun haber algısını da dönüştürüyor. “Gerçek neydi?” sorusu geri planda kalırken, “Ne kadar konuşuluyor?” sorusu ön plana çıkıyor. Böylece hakikatin ağırlığı, etkileşim oranlarının hafifliğiyle yer değiştiriyor.
Ben bu tabloya baktığımda iki önemli sonuç görüyorum:
Birincisi, bilgi kirliliği artık toplumsal bir mesele. Sadece markaları hedef alan bir sorun değil; hepimizi ilgilendiren bir gerçeklik.
İkincisi, dijital habercilikte etik kavramının yeniden tartışılması gerekiyor. Çünkü etik, yalnızca bir mesleki kural değil; toplumun doğru bilgiye erişme hakkının temel taşıdır.
Bugün, bazı haber platformları daha çok okunmak için gerçeği esnetiyorsa, aslında uzun vadede kendi güvenilirliklerini aşındırıyorlar. Çünkü güven, bir gün içinde yıkılmıyor ama yanlış bir başlıkla çatlamaya başlıyor. Ve bu çatlak, büyüdüğünde yalnızca markaları değil, haberciliğin kendisini de zarar veriyor.
Belki de artık mesele markaların ne yaptığı değil; haberin nasıl yapıldığıdır. Belki de çözüm, doğru haber üretimini ve teyit kültürünü dijital dünyanın doğal akışına yeniden yerleştirmektir.
Çünkü en sonunda dönüşümüz yine gerçeğe olacak.
Gerçek her zaman yavaş ilerler ama mutlaka ulaşır.
Gökmen Aydın
Viaport Marina Entertainment ve Fuarcılık Direktörü


